Geçtiğimiz ay Renault ve Proximity biz bloggerları toplamış, eğlenceli bir gün yaşatmış, fabrikasında araba yaptırmış, şahane bir şekilde bizleri ağırlamıştı. Onun üstüne heralde yaptıkları güzelliğin geziyle sınırlı kalmamasını istemiş olacaklar ki test etmem için önce Laguna Coupe sonra da yeni Fluence i yolladılar.
Geçtiğimiz hafta Fluence’i test etme şansını bu şekilde yakaladım. Ayağıma kadar getirilen Fluence’ı daha önce Bursa’da görmüştüm. Fakat yolda görmek daha bir etkileyiciydi. Çünkü Renault standart çizgisinden çıkmış, yandan bakıldığında Honda Accord’u andıran şaşalı görüntüsü, önden bakıldığında spor araba izlenimi uyandıran vahşi duruşu, arkadan bakıldığında “aha aile arabası” diyebileceğimiz bir araç olmuş Fluence.
Arabanın bana kalırsa en muhteşem özelliği içinin genişliği. Ben şöför koltuğumda rahat oturduğum zaman, benim gibi biri de arkama rahatlıkla oturabiliyor. Bu bakımdan araba gerçekten geniş.
Koltukları rahat, manuel vites deneyimi Honda s2000 keyfinde. Yani vites değiştirmek insana zevk veriyor. (Hayır benim manuel vites aşığı olmamla bunun hiç alakası yok
) Ön konsolun aydınlatması gözleri yormuyor ve görmek istediğinizi rahatlıkla görebiliyorsunuz. Navigasyon cihazı gayet başarılı fakat bu konuda tek bir eksiği var. O’da cihaz sabit duruyor. Yani kapaklı bir bölmede değil. Dilediğimizde gözümüzün önünden yok edemiyoruz. Fluence’in beğendiğim bir diğer özelliği kesinlikle direksiyonu. Zarif fakat güçlü direksiyonu kullanımınızı kolaylaştırıyor.
Aracın ses sistemi ve iç akustiği gayet güzel. Ekstradan yapılacak herhangi bir harcamaya ihtiyaç duymuyor. Bu konuda tek eksiği USB girişi olmaması. cd veya radyoya mahkumsunuz yani.
Bir otomobilde en çok dikkat ettiğim şeylerden bir tanesi de ıvır zıvır koyma yerleri. Fluence’ın tasarımcıları bunu da çok iyi düşünmüş. Cep telefonumu, bardağımı v.b bir ton ıvır zıvırı koyabileceğim, rahat erişebileceğim cepler mevcut. Ayrıca navigasyon cihazının önü bu tarz şeyler için çok uygun.
Navigasyon cihazının kumandasının olması güzel bir seçenek olsa da insan o cihazın dokunmatik olmasını istiyor. Eğer araçta tek başınaysanız yol süresinde kumandayı kullanmak sorun çıkartabilir derken bunu da düşünen Fluence tasarımcıları direksiyona koydukları kumanda sistemi ile hem navigasyon cihazını hem de müzik sistemine müdahale şansı tanıyor.
Aracın çok ama gerçekten de çok büyük bir bagajı var. (Bursa gezimizde bagaja insan bile sığdırdık!). Geniş bagaj hacmi bir çok bavulu barındırabilecek büyüklükte.
Aracın performansına gelirsek. Ben 1.5 Dizel 105 Beygir 6 ileri vitesli Fluence Privilege’i test ettim. İbrede son hız olarak 230 gözüküyor. TEM’de aracı kullanırken 220 ye kadar çıkabildim. Arabanın yol tutuşu gerçekten güzel. Yerden biraz yukarıda olması virajlarda hafif güvenimi kaybetmeme sebep olsa da 3-4 viraj deneyimini hallettikten sonra aracın savrulmadığını farkettim. Manuel vites olmasının verdiği keyif ve dilediğim serilikte aracı kullanma şansı beni benden aldı.
Aracın dizel olması ve manuel vites olması yakıt tüketiminde gayet başarılı. Normal kullanımlarda araç gayet tasarruflu yakıt harcıyor.
Fluence genel olarak gençlere hitap etmesinden çok aileleri çok mutlu edecek araçlar kategorisine giriyor. Performans tutkunlarına uyacak bir otomobil değil. Aile için maksimum düzeyde rahatlık ve keyif sunuyor. Çocuklarınızla, eşinizle rahatlıkla, konforla ve güven içerisinde kullanabileceğiniz bir otomobil Fluence.
Son olarak : Fluence modelleri ve teknik bilgileri için buraya, test sürüşü yapmak için buraya, Fluence fiyatları ve kredi hesaplamaları için buraya tıklayabilirsiniz.
Proximity ekibine (Cem Batu ve diğer herkes) ve VIP Özel Güvenlik’den Ali Bey’e gösterdikleri yakın ilgiden dolayı çok teşekkür ederim.





