
Geçen hafta yeni Fiat Punto Evo’yu satışa çıkmadan test etme şansı buldum. Öncelikle Pure New Media ‘ya bu şans için teşekkür ederim. Daha önceden Grande Punto’yu bir kere kullanmış ve beğenmemiş biri olarak açıkçası yeni Evo’ya pek sıcak bakmıyordum. Fakat Fiat’ın yaptığı reklamlar ve test etme şansı acaba araca ısınır mıyım diye düşünmeme sebep oldu.
Punto Evo bana 5 Ocak’da teslim edildi. Evo gelmeden yol haritamı çizmiştim. Akşama İstanbuldan Kocaeli’ye gidecek. Geri dönecek, ertesi gün Sarıyer, Yeniköy, Beşiktaş, Bayrampaşa şeklinde gezecektim. Hem bu sayede aracın şehir içinde ve şehir dışıda ne kadar yaktığnı görebilecek hem de iyice test etmiş olacaktım.
Aracı aldığım andan itibaren 450 km yol yaptım.
Arnavutköy > Nişantaşı > Beşiktaş > Arnavutköy > Kocaeli > Beşiktaş > Sarıyer > Arnavutköy > Sarıyer > İstinye > Yeniköy > Beşiktaş > Bayrampaşa > Taksim > Arnavutköy > Taksim > Sarıyer > Esenler > Arnavutköy > Nişantaşı > Arnavutköy yolunu izledim.
Aracın teknik özellikleri, iç dizaynı, dışı ve performansına girmeden önce kısaca şu bilgiyi vereyim.
Araç ile 450 km yol yaptım. Ortalama yakıt tüketimim 8.8 litre. Aracı 4000 devir üzerinde kullandım. Tam depo benzin ile aldığım arabayı neredeyse bitmek üzere olan benzin ile teslim ettim.
Fiat’ın sitesinden ulaşabileceğiniz teknik rakamlardan bahsetmeyeceğim. Kullandığım araç 1.4 Multiair Dynamic 105hp idi.
Aracın ön kısmı gayet rahat. Önceki Punto ile hiç alakası yok. Gayet geniş, kullanışlı bir ön konsola sahip. Herşeyin düzeni ve ulaşımı iyi düşünülmüş. Tasarım açısından çizgiler gayet güzel gözüküyor. Ön konsolda kullanılan plastik sanırım önceki araçlardan farklı bir plastik. Göze öyle dandik gözükmüyor. Plastiğin bittiği yerden başlayan delikli deri döşeme ve bazı çizgilerden çıkan kırmızı göze batmayan ışıklar çok güzel bir hava katmış.

Direksiyonu baya yumuşak. Fakat tek tuş ile direksiyonu sertleştirebiliyorsunuz. Kornası Fiat logosundan. Ayrıca direksiyonda ses ve blue&me kontrolleri mevcut. Ses konusunda başarılı bir akustiğe sahip. Araç CD ve USB bağlantısı ile müzik çalabiliyor. Bu konuda tek eksiği USB’deki klasörleri okuyamaması (en azından ben öyle bir fonksiyon bulamadım). Bellekte ne varsa okuyabiliyor. (En son mp4 uzantılı film oynattı. Konuşmaları dinledim). Ses arttırma ve azaltma, kanal ve şarkı değişiklikleri direksiyondan yapılabiliyor. Bu konuda da bana göre en büyük problem tuşların iç sırada olması. Baş parmağınız rahat bir şekilde tuşlara basamıyor. Dış taraftaki tuşlar ile blue&me ‘ye bağlanabilir, çıkış yapabilir, telefona cevap verebilir, arama yapabilirsiniz.
Pedallar inanılmaz derecede yumuşak. Alışmak baya zor oluyor. Yakıt tasarrufu için ise araç boşta beklerken motoru kapatıyor. Bu özelliği gayet başarılı. Dururken kontağı kapatmak zorunda kalmıyorsunuz. Fakat İstanbul trafiğinde kırmızı ışıkta kalkarken problem olabiliyor. Çünkü kalkışınız yaklaşık 2-3 saniye gecikiyor. Kornolara maruz kalabilirsiniz. (Bu özellikte konsolda bulunan tuş yardımı ile kapatılabiliyor.)
Sürücü ve muavin koltuğu gerçekten rahat. Aralıksız 3.5-4 saat kadar yol yaptım ve herhangi bir sıkıntı hissetmedim. Fakat uzun boylu biriyseniz (benim gibi) arkanıza birinin oturması neredeyse imkansız. Bir çok hatchback arabada olduğu gibi arka taraf biraz sıkıntılı. Bagaj hacmi gayet geniş.
Aracın yol tutuşunu test etmek için sert bir viraja 80km hız ile girdim yollar hafif ıslakken. Herhangi bir yoldan çıkma durumu söz konusu olmadı. Fakat daha fazla hızda virajda test etmeyi de gözüm yemedi. (Laguna Coupe ile 120km ile aynı viraja girmiştim. Araca alışık olmamamın verdiği bir huzursuzlukta olabilir benimkisi)
Araç içinde en çok hoşuma giden noktalardan biri ise çok fazla ıvır zıvır cebi olması. GPS cihazının yanında direksiyonun önünde, arkasında, sürücü kolçağının içinde, kapılarda telefonlarınızı, anahtarlarınızı v.s gibi bir çok ıvır zıvırınızı koyabileceğiniz cepler mevcut. Bu benim için çok önemliydi. Bir çok ıvır zıvırı cebimde taşıdığım için arabayı kullandığım süre boyunca baya işe yaradı bu cepler.
Opsiyonel olarak GPS cihazı ile aracı alabiliyorsunuz. Bana gönderilen araçta TomTom GPS cihazı mevcuttu. Türkiye haritası baya başarılı olan bu GPS cihazının araçtaki yeri ve takıp çıkartma rahatlığı takdir edilesi bir özellik.
Blue&me sayesinde araca çeşitli komutları sesle verebiliyorsunuz. Telefon araması (hayır numara söyleyerek değil), mesaj okuma, şarkı çalması gibi işlemleri sesinizle yapabiliyorsunuz. Ses tanıma özelliği ses olmadığı sürece başarılı. Sesin susmasını beklemeniz gerekiyor.

Son olarak daha önceki Punto’larda bulunan büyük bir sorun bu araçta yok. Sorunsuzca yokuş çıkabiliyorsunuz. Daha önceki puntolarda araçta 3×100 kilo iseniz yokuş çıkmanız eziyet ya da imkansız oluyordu. (eğer sıfırdan kalkış yapıyorsanız). Fakat bu araçta öyle bir sıkıntı yaşamadım. 3×100 kilo + 40-50 kilo bagajdaki eşya ile bir çok dik yokuşun hakkını verebildi araç.
Daha önceleri Fiat’a korkuyla yaklaşan ben (ki Linea, Albea, Punto, 500, Siena kullandım) Punto Evo’yu beğendim. Fiat bu sefer gerçekten güzel bir otomobil yapmış. Harcadıkları emeğe değdiğini düşünüyorum. Doğru pazarlanırsa ve bundan sonraki araçlarda bu araç gibi başarılı olursa korkulan Fiat ismi daha iyi yerlere taşınacaktır.