All posts in Incelemeler

6 İleri Fluence Keyfi

Geçtiğimiz ay Renault ve Proximity biz bloggerları toplamış, eğlenceli bir gün yaşatmış, fabrikasında araba yaptırmış, şahane bir şekilde bizleri ağırlamıştı. Onun üstüne heralde yaptıkları güzelliğin geziyle sınırlı kalmamasını istemiş olacaklar ki test etmem için önce Laguna Coupe sonra da yeni Fluence i yolladılar.

Geçtiğimiz hafta Fluence’i test etme şansını bu şekilde yakaladım. Ayağıma kadar getirilen Fluence’ı daha önce Bursa’da görmüştüm. Fakat yolda görmek daha bir etkileyiciydi. Çünkü Renault standart çizgisinden çıkmış, yandan bakıldığında Honda Accord’u andıran şaşalı görüntüsü, önden bakıldığında spor araba izlenimi uyandıran vahşi duruşu, arkadan bakıldığında “aha aile arabası” diyebileceğimiz bir araç olmuş Fluence.

Arabanın bana kalırsa en muhteşem özelliği içinin genişliği. Ben şöför koltuğumda rahat oturduğum zaman, benim gibi biri de arkama rahatlıkla oturabiliyor. Bu bakımdan araba gerçekten geniş.

Koltukları rahat, manuel vites deneyimi Honda s2000 keyfinde. Yani vites değiştirmek insana zevk veriyor. (Hayır benim manuel vites aşığı olmamla bunun hiç alakası yok :) ) Ön konsolun aydınlatması gözleri yormuyor ve görmek istediğinizi rahatlıkla görebiliyorsunuz. Navigasyon cihazı gayet başarılı fakat bu konuda tek bir eksiği var. O’da cihaz sabit duruyor. Yani kapaklı bir bölmede değil. Dilediğimizde gözümüzün önünden yok edemiyoruz. Fluence’in beğendiğim bir diğer özelliği kesinlikle direksiyonu. Zarif fakat güçlü direksiyonu kullanımınızı kolaylaştırıyor.

Aracın ses sistemi ve iç akustiği gayet güzel. Ekstradan yapılacak herhangi bir harcamaya ihtiyaç duymuyor. Bu konuda tek eksiği USB girişi olmaması. cd veya radyoya mahkumsunuz yani.

Bir otomobilde en çok dikkat ettiğim şeylerden bir tanesi de ıvır zıvır koyma yerleri. Fluence’ın tasarımcıları bunu da çok iyi düşünmüş. Cep telefonumu, bardağımı v.b bir ton ıvır zıvırı koyabileceğim, rahat erişebileceğim cepler mevcut.  Ayrıca navigasyon cihazının önü bu tarz şeyler için çok uygun.

image_00001095_1_533xq72crvlxy

Navigasyon cihazının kumandasının olması güzel bir seçenek olsa da insan o cihazın dokunmatik olmasını istiyor. Eğer araçta tek başınaysanız yol süresinde kumandayı kullanmak sorun çıkartabilir derken bunu da düşünen Fluence tasarımcıları direksiyona koydukları kumanda sistemi ile hem navigasyon cihazını hem de müzik sistemine müdahale şansı tanıyor.

Aracın çok ama gerçekten de çok büyük bir bagajı var. (Bursa gezimizde bagaja insan bile sığdırdık!). Geniş bagaj hacmi bir çok bavulu barındırabilecek büyüklükte.

Aracın performansına gelirsek. Ben 1.5 Dizel 105 Beygir 6 ileri vitesli Fluence Privilege’i test ettim. İbrede son hız olarak 230 gözüküyor. TEM’de aracı kullanırken 220 ye kadar çıkabildim. Arabanın yol tutuşu gerçekten güzel. Yerden biraz yukarıda olması virajlarda hafif güvenimi kaybetmeme sebep olsa da 3-4 viraj deneyimini hallettikten sonra aracın savrulmadığını farkettim. Manuel vites olmasının verdiği keyif ve dilediğim serilikte aracı kullanma şansı beni benden aldı.

Aracın dizel olması ve manuel vites olması yakıt tüketiminde gayet başarılı. Normal kullanımlarda araç gayet tasarruflu yakıt harcıyor.

Fluence genel olarak gençlere hitap etmesinden çok aileleri çok mutlu edecek araçlar kategorisine giriyor. Performans tutkunlarına uyacak bir otomobil değil. Aile için maksimum düzeyde rahatlık ve keyif sunuyor. Çocuklarınızla, eşinizle rahatlıkla, konforla ve güven içerisinde kullanabileceğiniz bir otomobil Fluence.

Son olarak : Fluence modelleri ve teknik bilgileri için buraya, test sürüşü yapmak için buraya, Fluence fiyatları ve kredi hesaplamaları için buraya tıklayabilirsiniz.

Proximity ekibine (Cem Batu ve diğer herkes) ve VIP Özel Güvenlik’den Ali Bey’e gösterdikleri yakın ilgiden dolayı çok teşekkür ederim.

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Okunası Blog Yazıları – 2

Çeşitli blogları gezmeye devam ediyorum. Blog yazısı olarak arşivime arşiv kattım. Çok öğrendim, heveslendim hatta mutlu oldum. Bu sefer paylaşacağım blog yazıları her kesimden insanı tatmin edecek yazılar.

Ali Altan Saka – Bir ameliyat’ın ardından..

Bir süredir -benim pek farkedemediğim- bir uyku sorunum mevcuttu. “Farkedemediğim” diyorum çünki neredeyse hiç bir belirtisini hissetmiyordum. Gün içinde halsizlik, uyuya kalma, hatırlama güçlüğü vs vs hiç biri yoktu.. Bir tek eşim geceleri biraz horladığımı söylerdi.

Natali Yeşilbahar – Gökkuşağı Defterlerin Sihiri

İlk defa karşımda benimkinden daha renkli bir gökkuşağı defteri duruyordu. Bu defterde yapıştırılmış ekstra sayfalar, postitler ve birçok işaretler vardı; anlamları neydi?

A. Selim Tuncer – Medreselilerin ya da kolejlilerin fazladan malumatları dili de ilgilendirmez, bizi de

Eskiden medrese öğrencilerinin malum sebeplerle Pera tarafına geçmeleri yasakmış. Bir gün üç kafadar medrese öğrencisi, felekten bir gün geçirmek için karşıya geçmeye karar verirler.

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Okunası Blog Yazıları

Son 1 haftadır kitap, dergi ve gazete yerine boş anlarımı blog yazılarıyla geçiriyorum. İyi, kötü, tarzım veya değil her yazıyı okumaya çalıştım. Bu yazılar arasında bir derleme yaptım ve bilgisayarıma kaydettim. Bu yazılardan bazılarını paylaşmak istiyorum.

M. Serdar Kuzuloğlu – Memur çocuğu olmak

“Bugün gazeteciliğe devam etmekle birlikte, Türkiye ölçeğinde internet sektörü içinde büyük sayılabilecek bir şirketin sahibiyim. Koca bir ekiple birçok başarılı işler yapıyoruz. İşe aldığım kimseye  eğitimini sormadım. Kendi ideallerinin peşinden koşarak başarıya ulaşılabileceğini kendime ispat ettim. Gerisi çok da önemli değil benim için.”

Fatih Taşkıran -Büyüklere Sosyal Medya Masalları

“Bir varmış, bir yokmuş… Teknolojiyi ve bilgiyi hep dışarıdan ithal eden bir ülkede, pazarlama vilayetinde markalar ve ajanslar mutlu ve huzurlu bir hayat yaşarlarmış. Her güne aynı şekilde başlayıp, atalarından kalan geleneklerini devam ettiren şehrin sakinleri, arada bu montonluktan sıkılıp farklı şeyler denemeye kalkışanları isyan çıkarmakla suçlayıp, hızla aforoz ederek alışkanlıklarını sürdürür, törelerini korurlarmış. Bu kurulu  düzen süregiderken bir gün, yine ithal edilen kolilerden birinin üstündeki yazı hepsini kuşkulandırmış: Sosyal Medya.”

Burak Büyükdemir – Nokta.com ‘un Başarı Öyküsü

“2000 yılı Kasım ayı, bir öğlen vakti. Havanın nasıl olduğunu anımsamıyorlardı ve önlerindeki günlerde nasıl olacağını da bilmiyorlardı. Emlakçı önde, gençler arkada yürüyorlardı. Gelincik sokakta bir apartmanın giriş katını görmeye gidiyorlardı. Ofis için ne kadar yer baktıklarını hatırlamıyorlardı. Birden kendilerini bu apartman dairesinin içinde buldular. Kapıdan içeri girdiklerinde hayal ettiklerini bulamadılar.”

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Mavi Jeans Uçuk Mavi İle Blogluyor

aysecanKurumsal blog modasına modablogu açarak Mavi Jeans de dahil oldu.

Bir çok kurumsal blogun sahip olduğu kasvetli havadan , ürün tanıtımından ve marka şovlarından uzak olarak başarılı moda yazarı Ayşecan İpek tarafından hazırlanan Uçuk Mavi gayet keyifli yazılar içeriyor.

Hergün güncellenen Uçuk Mavi‘yi ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Fotoğraf The House Cafe‘de Ayşecan İpek, Uçuk Mavi’yi bloglarken çekildi.

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Abim, Ahmet ACAR Blogunu Açtı

Saygıdeğer abim (Ahmet ACAR) ile bugün yaklaşık 1 saat telefon ile görüştüm. Sosyal medya nedir? Blog nedir? Ne işe yarar sıkılmadan usanmadan anlattım. O’nun uzmanlık alanında yazı yazanın olmadığından bahsettim. Teknoloji manyağı olan abime blogsuzluğun yakışmadığını söyledim. Verdiğim gazlar etkisini gösterdi, abim de blog ve friendfeed hesabı sahibi oldu.

ahmet

Elektronik güvenlik sistemleri, kalite, kontrol, sunucu yönetimi v.b konularda uzmanlıklarını, yaptığı işleri ve projelerini paylaşacağı blogunun adresi http://www.ahmetacar.info . Takip etmenizi öneririm.

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon