İyi Hizmet Satar

Teknolojinin gelişmesi ile hayatımıza hem globalde hem de yerli olarak bir çok ürün ve yeni hizmetler girdi. Mobilleşen yaşantımız, akıllanan …

Teknolojinin gelişmesi ile hayatımıza hem globalde hem de yerli olarak bir çok ürün ve yeni hizmetler girdi. Mobilleşen yaşantımız, akıllanan telefonlarımız, saatlerimiz hatta gözlüklerimizle beraber teknolojinin bize sunduğu ürünler ile hayatımızı daha karışık gözükse de daha kolay bir noktaya taşıdık.

Uber, BiTaksi, Getir, KapGel, Ulak, Netflix, Spotify, Apple Muzik, Amazon, HepsiBurada v.b. bir çok teknolojik alt yapıya sahip ürün son kullanıcı olarak hayatımızı kolaylaştırırken bulundukları sektörde de lider konumlara geldiler.

Son zamanlarda özel aracımla hayatıma devam ediyorum. Araç kullanmamam gereken durumlarda da tercihimi Uber’den yana kullanıyorum. Geçtiğimiz 2 yıl içerisinde neredeyse taksiye hiç binmedim. Geçtiğimiz hafta mecburen bindiğim bir takside neden taksiden vazgeçtiğimi tekrar hatırladım. Yaşadığım kötü tecrübeler herkesin başına gelmemiş olabilir. Hiç bir taksiciyi de zan altında bırakmak istemem. Ama bir şeyin kötüsünün sayısı arttıkça iyilerinden bahsedilemiyor.

Kötü kokan taksici, müdahale edemediğim müzik, 35 derece sıcaklıkta açılmamış (ya da açılmayan klima), havalandırılmamış araç, küçük koltuklar ve yetersiz koltuk arası mesafesi, bakımsız araç yüzünden yaşanan sarsıntılar, nakit ekosistemden kaynaklı “bozuk yok mu” kavgası… Bunlar sadece şu an yazıyı yazarken aklıma gelenler. Peki taksi yerine Uber‘i koyduğum zaman bu sıkıntılarımın hepsi çözüldü mü? Evet hepsi çözüldü. Taksiye göre gayet konforlu ve büyük araç ile gelen sürücü, havalandırılmış hatta belkide içinde hiç sigara içilmemiş araç, hava sıcaksa mutlaka serinletilmiş olarak kapımda beni karşılıyor. Ben istemediğim müddetçe hiç bir zaman muhabbet etmek zorunda kalmıyorum.

BiTaksi’nin de hayatımıza girmesiyle nakit ekosisteminden kurtulduk bir nebze. Taksicilere puan vererek, yorumlayarak sistemden yollanmalarını da sağlayabiliyoruz. Hatta BiTaksi’yi büyük bir hizmet olarak görmeye başlayan taksicilerin kazançları arttı.

İlk bakışta Uber‘i taksi sistemini bitirecek bir uygulama olarak gördü bir çok kişi. Türkiye dışında bir çok ülkede gerçekten bu noktalara kadar geldi. Fransa’da taksiciler Uber araçlarını yaktılar. Protestolar oldu. Bazı ülkelerde Uber yasaklandı. Ama aslında suç hiç bir zaman Uber’de değildi. Uber’in dünyada hiç bir araca sahip olmadan on milyarlarca değere sahip bir şirket olmasını sağlayan tek şey hizmet kalitesini arttıran ve müşteriye önem veren kurallı bir uygulama olmasıydı. Uber’in taksi ekosistemine olan negatif etkisi Uber’den değil, o güne kadar verilen hizmetin kalitesizliğiydi.

Geçtiğimiz gün bununla ilgili bir liste gördüm. Aslında anlatmak istediğimi çok güzel anlatıyor.

  • Uber taksi ekosistemini bitirmedi. Taksi ekosistemini bitiren limitli erişim, nakit ekosistemi, kötü hizmet ve güvenilmez para alışverişiydi.
  • Apple ve Spotify müzik endüstrisini bitirmedi. 20 liraya zorla satılan tek şarkısından başka şarkısı işe yaramayan CD’ler, CD’lerin artık hayatımızda yerinin olmaması bitirdi.
  • Amazon, Hepsiburada dükkanları ve mağazaları bitirmedi. Kötü müşteri deneyimi, çeşitlerin azlığı ve ulaşım problemleri bitirdi.
  • Airbnb, Booking otel ekosistemini ya da turizmi bitirmedi. Fiyat seçeneklerinin azlığı, kötü müşteri deneyimi bitirdi.

Verilen hizmetin gelişmemesi ve kötülüğü aslında hizmeti iyi verme opsiyonu bulunanların ya da hizmeti iyileştirip sunabilme imkanı olanların öne çıkmasına sebep oldu. Bu noktada aslında bu endüstride bulunan kişiler bu servislere değil, kendi ekosistemini geliştirmedikleri için kendilerine kızmaları gerekiyor.

Drone ile bakkal alışverişini yapabilen, drone ile düğün takısını takan vatandaşlarımızın oluşmaya başladığı şu günlerde korkmamız gereken şey teknoloji değil, verdiğimiz ya da aldığımız hizmetlerin geliştirilememesi…

Ana görselin sahibi: Mike Wilson / Unsplash

Keep reading

More >