Mobil Fotoğraf Yüklemelerim

Kendime geçtiğimiz hafta bir fotoBlog açtım. Bu fotoBlogun amacı kullandığım cep telefonları ile çektiğim fotoğrafları yayınlamak. Günde 1 fotoğraf diye karar vermiştim fakat hergün 2 fotoğraf ekliyorum.

foto.armanacar.com

Fotoğrafların sanatsal bir yanı yok. Sadece ilgimi çeken, o anda çekmek istediğim, gözüme güzel gözüken şeyleri fotoğraflıyorum.

Şu anda fotoğrafları iPhone 3G ve Nokia E72 ile çekiyorum. Her 15 günün sonunda notlar ile güncelleme yapacağım. Yani foto.armanacar.com ‘da hangi fotoğrafın hangi özellikler ve hangi telefon ile çekildiğini belirteceğim.

Sistem alt yapı olarak tumblr kullanıyor. iPhone ile “tumblr” uygulaması üzerinden yüklemeler yapıyorum. Nokia e72 ile “e-posta” yoluyla yükleme yapıyorum.


Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Blog Nedir?!

blog

Öncelikle bir şeyi tartışmak için o şeyin ne olduğunu bilmek iyice araştırmak gerekir. Son zamanlarda dillerden düşmeyen blog(lar) konusunu bir irdeleyelim.

Bir konu hakkında araştırma yapacağım zaman ilk iş olarak başvuracağım iki kaynak vardır. ek$i sözlük ve wikipedia. Bu iki siteye de güvenmemin sebebi içeriklerinin senin benim gibi kişiler tarafından oluşturulması. Yani genelde yazılanların gerçek olması…

ek$i’de blog nedir için buraya, wikipedia’da blog nedir için buraya tıklayabilirsiniz.

Blog (Türkçeağ günlüğü) veya Weblog (TürkçeAğ kütüğü) teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturabildikleri, günlüğe benzeyen web siteleridir.

İngilizcedekiweb” ve “log” kelimelerinin birleşmesinden oluşan weblog kavramının zamanla yaygınlaşmış adıdır.

Bana göre de blog kişinin paylaşmak istediği herşeyi kendine ait bir sayfa üzerinde kendi yorumlarıyla paylaşmasıdır. Bu paylaşılan yazılar çeşitli kişilerce takip edilebilir. Blog yazarı (blogger) takipçilerinin taleplerine göre yazılarına yön verebilir.

Bir blogun içeriği illa belli konulara sahip olmak zorunda değildir. Kişi kendine ait loglarını(!) dilediği gibi paylaşabilir. Bir gün müzik paylaşırken ertesi gün teknolojik bir ürünü yazabilir. Blog içeriğinden tamamen sahibi sorumludur ve içeriğinin ne olacağına sahibi karar verir.

Bloglar da türlere ayrılır. Kişisel,  temasal, toplu ve şirket blogları..

Kişisel bloglara örnek olarak; ben, Fatih Taşkıran, Cihan Kaloğlu,  M. Serdar Kuzuloğlu, Alp Solak, nucro verilebilir. Yani kişinin sadece bir konuya odaklanmadığı, çeşitli konularda yazdığı bloglardır.

Temasal bloglara örnek olarak; Burak Bayburtlu (teknoloji), Eren Kumcuoğlu (pazarlama stratejileri), Burcu Tüzün (pazarlama), Ben Bugün Bunu Öğrendim (Sağlık ve Bilgilendirme), Organik Futbol (futbol) verielbilir. Yani sadece bir konu üzerine yoğunlaşan bir konsepte sahip bloglardır.

Toplu bloglara örnek olarak; Aceminin iPhone Rehberi, The Next Web, Webrazzi verilebilir. Yani birden fazla kişinin yazılarını paylaştığı, genelde tematik içerikli bloglardır.

Şirket bloglarına örnek olarak; Tart, Turkcell, Gittigidiyor, Wanda Digital verilebilir. Yani şirketsel paylaşımların yapıldığı bloglardır. Bir veya birden çok yazarı olabilir.

Sonraki Yazı – Blog Açmadan Önce, Açtıktan Sonra

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

En Fırlama Oyun!

Wanda Digital gene yapmış yapacağını ve Ruffles için “En Fırlama” adlı bir flash oyun hazırlamışlar. En Fırlama oyunun amacı kullanıcınıza en yüksek puanı aldırtmak. Bunu niçin ne kadar uzağa uçtuğunuzun yanında yoldaki puanları da almanız gerekiyor.

Normal yarışmaların aksine bu yarışmada ödülleri sadece en uzağa uçanlar kazanmıyor. En Fırlama, En Azimli, En Çekici ve En Havai yarışmacılar da özül kazanabiliyor.

enfirlama

Ben şimdiye kadar o kadar denem yaptım 80000+ üzeri puan alamadım.  Uzadıkça uzuyor ve sinirlerimi bozmaya başlıyor. Kendi puanımı daha geçemezken millet nasıl yüzbinler puan yapmış anlam veremiyorum bir türlü…

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Alışveriş Listeni Arkadaşların Alsın!

HepsiOlsa_LogoDaha önceleri açılmış, kullanıcılardan rica,minnet ile para toplayan ya da göstermelik hizmetler sunarak para toplayan siteler mevcuttu. Bu akımın başlaması yanlış hatırlamıyorsam http://www.milliondollarhomepage.com/ ile oldu. Million Dollar Homepage size pixeli 1 dolardan reklam alanı satarak para kazanıyordu. Dünya çağında duyuldu ve 1000 000 (milyon) u aşkın pixel satmayı başardılar. Hatta şu anda hiç boş yerleri yok.

Bu akım daha sonra paypal “donate me” butonları ile “ferrari alıcam, canon alıcam, macbook alıcam” gibi varyasyonlarla iyice yayıldı. Bildiğim kadarı ile 3-4 tane Türkçe içerikli siteler hazırlandı fakat başarılı olamadılar.

Bu tarz genel sistemlerin amaçları kullanıcıların sizden memnun kalıp gönlünden ne koparsa size destek olup sizi teşvik etmeleriydi. (million dolar hariç).

Hepsiburada.com‘da buna benzer bir sistem hazırlamış. Adı Hepsi Olsa. Hepsi Olsa’da kendinize bir alınacaklar listesi oluşturuyorsunuz. Daha sonra bu listeyi arkadaşlarınızla friendfeed, twitter, facebook veya direkt link şekline paylaşabiliyorsunuz.

Umarım ki Hepsiburada.com eski hizmet kalitesine de kavuşur. Bu tarz uygulamalar hepsiburada.com un kullanıcılarını mutlu edebileceği gibi sinirlendirebilir de. Çünkü zamanında iletilmeyen kargolar veya iletişim sağlanamayan müşteri hizmetleri kullanıcıları çok daha fazla ilgilendiriyor.

Bu listeye istediğiniz kadar ürün ekleyebiliyorsunuz. Arkadaşlarınıza listenizin adresini verdiğinizde (her listeniz için farklı bir adres oluşturuluyor) arkadaşınız isterse size listenizdeki bir ürünü direkt olarak hediye edebilir yani tüm ücretini kendisi ödeyebilir, isterse de istediği ürünlere 1 Lira’dan az olmamak şartıyla ödeme yapabilir. Yani 15-20 arkadaşınız toplanıp size ürünü (ürünleri) alabilir.

Hepsiburada.com bu hizmeti ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş durumda. Liste yapmasını seven bizler için güzel bir özellik. Sevgilinizin, annenizin, babanızın veya arkadaşınızın daha önceden yaptığı listelere bakıp ona hediye etmek, hem sizi hem de tanıdığınız kişiyi mutlu edecektir.

Hepsi Olsa listenizi hemen oluşturmak için buraya, facebook uygulaması için buraya tıklayabilirsiniz. Dilerseniz benim oluşturduğum listeye de buradan ulaşabilirsiniz.

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon

Tuttur.com ve Sosyal Bahis

tuttur

Bir çok kişinin bildiği gibi Tuttur.com Elektronik Bahis sitesi geçtiğimiz haftalarda BETA olarak yayın hayatına başladı. Bilyoner, Nesine, Misli ve Oley‘den sonra pazarın 5. oyuncusu olan Tuttur.com Tart New Media mutfağından çıkma…

Bildiğiniz üzere Tart New Media’da çalışıyorum. Bu yüzden tuttur.com ‘un ilk yapılmaya başlanmasından tüm testlerine kadar işin içerisindeydim.Yani tuttur.com’u en iyi bilen kişilerden biriyim. Beta olmasına rağmen sağlam çalışması ama hala eksikleri olması bir yana, dışarıdan biri olarak bu yazıyı okuyan arkadaşlara Tuttur.com ‘u kendime göre anlatmak istiyorum.

Öncelikle kimse Tuttur.com’un bir anda sektörün birincisi olmasını beklemiyor. Çünkü Tuttur.com biraz tabuları yıkarak, biraz da risk alarak farklı bir kullanım ile kullanıcıya sunuluyor. Şimdiye kadar online olarak iddaa oynayanlar hep tüyolara farklı sitelerden, istatistiklere farklı yerlerden, bahisi başka yerden oynuyorlardı. Tuttur.com’da ise (ki bu Tuttur.com’un en önemli ve farklı özelliği) hepsini içinde barındırması.

Peki nasıl yani?

Tuttur.com’a aslında bahisin facebook’u adını takmamız yanlış olmaz. Milyonlarca Türk kullanıcıya sahip olan facebook sosyal ağlar konusunda bir numara durumunda. Türkiye’de yasal bahis pazarı da bir hayli ilerlemiş durumda. Kabaca Tuttur.com bu ikisinin birleştirilmiş hali.

Hazırladığınız kuponu, arkadaşlarınızla veya takipçilerinizle paylaşabiliyorsunuz. Bu kuponlara yorum yapabilir, yapılabiliyor. Beğendiğiniz kuponları “tuttum” diyerek beğendiğinizi belirtebiliyorsunuz. Dilerseniz  başkalarının veya editörlerin hazırladığı kuponları direkt oynayabiliyorsunuz. Kupon hazırlarken başkalarının maçlara yaptığı yorumları görebiliyorsunuz. Böylece sanki iddaa bayine gitmiş ve sohbet ederken kupon doldurmuş gibi oluyorsunuz. Aslında gerçek iddaa bayinden tek farkı kalemle doldurma yapmamanız.

Tuttur.com’da rakipleri gibi yaptığınız işlemlerden puan kazanıyorsunuz. Bu puanları gerçek paraya çevirip bahis oynayabiliyorsunuz. Neredeyse her hareketiniz size puan olarak geri dönüyor.

Siteyi ilk beta olarak açtığımızda var olan yavaşlık şu anda yok. Devamlı bulunan hatalar ve eksiklikler düzeltiliyor. Tart ekibi olarak sürekli güncellemeler yapılıyor, düzenlemeler yapılıyor ve site sürekli güncel tutuluyor. Bu güncellemeler kullanıcıların bahislerini veya siteyi kullanım şekillerini etkilemeyecek şekilde yapılıyor. (Melih hala ofiste sanırım :) )

Sitenin arkasında ise gerçekten başarılı bir ekip var. S Şans Oyunları bünyesinde bulunan destek ekibi, vizyon sahibi ve kalıplaşmışlıktan öte bir ekip. Kullanıcılara kullanıcı gözüyle yardımcı oluyorlar. Canlı destek sürekli online durumda. Böylece herhangi bir sorunuza anında yanıt alabiliyorsunuz. Dilerseniz canlı destek ile görüşmenizi mail adresinize yollatabiliyorsunuz.

Tuttur.com şu anda çok yeni. Yukarıda bahsettiğim gibi kimse bir anda pazarın lideri olmasını beklemiyor. Ama rakiplerine göre artı özelliklerinin olması Tuttur.com’un kendine yapmaya çalıştığı yeri hızlandırıyor.

Bir çok yerde şöyle bir şey gözüme çarptı. Oranlar diğerleri ile aynı. Neden Tuttur.com’da oynayalım? Önce belirtmeliyim ki oranları bahis siteleri  BELİRLEMİYOR. Bu yüzden bir merkezden gelen oranları oynatmakla yükümlü tüm yasal bahis siteleri. Ne fazlasını ne de azını veremiyorlar. Tuttur.com’un en büyük farkı kampanyaları veya verdiği puanlar değil. Sosyal olması.

Tuttur.com facebook fan sayfasına buradan, friendfeed hesabına buradan, twitter hesabına buradan, yardım sayfasına buradan, üye olma sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Online Bahis Pazarı ile ilgili Arda Kutsal’ın yazdığı Webrazzi yazısını da mutlaka okumanızı öneririm.

Share on TwitterSubmit to StumbleUpon