Yeni çekeceğim videoLog’larım için kendime jenerik hazırlamaya çalışıyorum vakit buldukça. Bu ilk deneme.
Yeni çekeceğim videoLog’larım için kendime jenerik hazırlamaya çalışıyorum vakit buldukça. Bu ilk deneme.
Birinci yazımda kendi mahremiyetimizi nasıl koruyamadığımızdan bahsederken, ikinci yazımda farklı sektörlerden kişilerin yorumlarına yer vermiştim. Serinin üçüncü yazısı, yani bu yazımda mahremiyetimize nasıl göz dikildiğinden bahsedeceğim.
Türkiye’de 30 milyondan fazla Facebook kullanıcısı var. Yani Türkiye’de internete giren kullanıcıların çok büyük bir çoğunluğu Facebook’a kayıtlı. Facebook’u ne için kullanıyoruz? Video izliyor arkadaşlarımızla görüşüyor mesajlaşıyor fotoğraflarımızı paylaşıyor ve oyun oynuyoruz.
Kullanıcı datası (verileri) toplamak için en uygun ortam Facebook. Çünkü oynayacağınız bir oyun veya katılacağınız bir anket sayesinde uygulamayı geliştiren kişiler sizin bilgilerinize ulaşabiliyor. Yo hayır korkmayın. O çok gizlediğiniz şifreniz umurlarında bile değil. Zaten siz kendi ellerinizle şifrenizin yapabileceği tüm izinleri bu uygulamalara veriyorsunuz! Facebook uygulamaları veya oyunlarının çalışma mantığına kısaca bakalım.
Kullanıcı bir uygulamaya (veya oyun diye uzatmayacağım) giriş yapar. Uygulama kullanıcıdan izin ister. Kullanıcı izinleri verir ve uygulamaya girer. Sistem gayet basit ve hızlı şekilde ilerler.
Biraz detaylandıralım.
Kullanıcı bir uygulamaya giriş yapar. Uygulama kullanıcıdan izin ister. Gerisi hiç önemli değil.Uygulama kullanıcıdan izin ister! Peki uygulama kullanıcıdan ne izinleri istiyor hiç dikkat ediyor musunuz? Bir kaç ekran görüntüsü üzerinden ilerlemek daha doğru olacaktır.

Facebook uygulamalarının hangi izinleri istediğine dikkat ediyor musunuz?
Ekran görüntüsü üzerinden teknik bilgi vermeden kısaca bahsetmek istiyorum. Yukarıdaki ismi gizlenen uygulama sizden şu bilgilere erişim izni istiyor.
Bu arada bahsetmekte fayda var. Bazen çok alakasız arkadaşlarınızın duvarında okey oyunları tatil köyü reklamları penis büyütücüler zayıflatıcı haplar altın çilekler hatta porno site reklamları görürsünüz. Bunun nasıl olduğunu şimdi daha iyi anlamış olabilirsiniz.

Ekstra sizden ilişki durumunuz hakkında bilgi bile istiyor. Fotoğraflarınıza ve videolarınıza erişim istemeyi de ihmal etmiyor bu uygulama
Yukarıda bahsettiğim uygulama yine sizin izninize dayalı. Aslında mahremiyetinize göz dikilmesine biz kendimiz izin veriyoruz.
Bir de bazı web siteleri var. Bu web siteleri hiç bir uygulama kullanmadan hatta ihtiyaç bile duymadan sizin verilerinize en basitinden paylaşım yaptığınız duvara erişebiliyor.
Bunun için sistem uygulamaya izin vermekten de basit işliyor. Kullanıcı bir siteye giriyor. Eğer Facebook’a bağlı durumdaysanız site sizin kullanıcı adınızı adınızı soyadınızı alabiliyor. Hatta bazı web siteleri duvarınıza otomatik olarak içerik gönderiyor.
Son zamanların en popüler servislerinden biri Auto Like sistemleri. Bir siteye girip herhangi bir yere tıkladığınızda haberiniz bile olmadan belirlenen fan sayfalarını beğeniyorsunuz. (Sonralarda duvarınızda gördüğünüz ya bu sayfa nereden çıktı niğdalarınıza cevabım budur)
Ayrıca bu şekil sistemlere ek olarak çeşitli web siteleri hangi sitelere girdiğinizi kendisine kaydediyor olabilir. Bu konuda şu yazıyı okuyabilirsiniz. (Tarayıcınızın güncel olması bu tarz saldırılardan uzak kalmanızı sağlayabilir.)Bu konuda güzel bir örnek site ile arkadaşınızın porno sitelere girip girmediğini öğrenebilirsiniz. Bu linke tıklarsanız ben öğrenirim bu linke tıklarsanız siz öğrenirsiniz.
Yani herhangi bir kişinin girdiği siteleri ve çeşitli bilgilerini kimseden izin almadan ele geçirebilirsiniz. Rahat olmayın. Huzursuz olun. İnsanlar bunu yapıyor!
4. yani serinin son yazısında görüşmek üzere.
Birinci yazının ardından çok etkili geri dönüşler alınca 2. yazıyı kişilerin kendi yorumlarına bırakmaya karar verdim. 3. ve 4. yazı mahremiyetimizi başkalarının nasıl ihlal ettiği üzerine hazırlayacağım. Şimdilik sizleri farklı meslek gruplarından kişilerin yorumlarımları ile başbaşa bırakıyorum. (Yazı biraz uzun
)
Serhat AYAN – Gazeteci @serhatayan
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?
Genellikle Facebook gibi sosyal medyada gerçekten fiziksel olarak tanışmadığım insanlarla karşılıklı konuşmamaya dikkat ediyorum. Dışarı karşı yazdıklarım işle alakalı şeyler oluyor ki bunlar için çok fazla kısıtlamaya gitmek istemiyorum. Yeterince aile ortamı kurduğum bu ağlarda kendimi kısıtlamaya da gerek kalmıyor.
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?
Özel hayatım olarak gördüğüm şeyleri nadiren paylaşırım. Genelde paylaştıklarım insanların ilgisini çekecek ya da paylaşmaya değer bulduğum bireysel içerikler oluyor. Bunların başında fotoğraf ve kısa video klipler yer alıyor. Mahrem gördüğüm aile ve yakın dostlarımdan özellikle de bu paylaşımlardan haberi olmayacak ya da daha kötüsü rahatsız olacaklara dair içerik paylaşmam. Paylaştığım her şeyin de tüm dünyaya açık olduğu bilinciyle hareket ederim.
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?Paylaşımlarımı çoğunlukla arkadaşlarımla sınırlandırıyorum. Bu söylediğim Facebook için geçerli,Twitter hesabım public mesela.
2- Sosyal ağlarda paylaşımın sınırı yok. Fakat kuşaktan kuşağa değişen mahremiyet şekilleri mevcut. Sizin kuşağınızdan bakıldığında daha gençlerin veya yaşlıların paylaşımları ve mahremiyet duruşları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gençler paylaşım konusunda çok cömertler. Akıllarına ilk gelen şeyi cesurca yazabiliyorlar. Tabi sonrasında ağlamaklı olanlar ya da sağa sola ateş saçanlar görmek de mümkün olabiliyor.
3- Kullanıcıların tüm bilgilerini veya fotoğraflarını alenen paylaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?
Dijital bir dünyada ‘gizemli’ olabilmek zordur. Gerek var olan teknolojik aksamalar gerekse küçük egolarımız yüzünden. Herkes azıcık izlenmek, azıcık görünmek ister ama bunun kendi kontrolünde olabileceğini de hissetmek ister. Bu nedenden dolayı paylaşımlar her daim olacaktır. Kolay erişilebilmek, beğeni toplamak, konuşulmak dijital da olsa dünyanın gerçekleri arasında yer alan öğelerdir. Bu nedenle bu kadar aleni paylaşımları garip karşılamıyorum, rahatsız olduklarımı engelleyebiliyorum sadece. Neticede orası benim dünyam, sosyal medya da Tanrım.
4- Paylaşımlarınız yüzünden sıkıntı yaşadınız mı?
Evet, tam tamına 2 kez. Biri iş dünyama, diğeri de özel dünyama ait sıkıntılardı. Çok şükür ikisi de ciddi bir krize dönüşmedi ama o esnada ciddi sıkıntı yarattığını söyleyebilirim.
5- Paylaşımlarınızı yaptığınız ağlar arasında sizin için en limitli ve en halka açık olan ağ hangisi?
En limitli ve kendimi daha da ait hissettiğim mecra Facebook ve Tumblr, en halka açık hissettiğim Twitter.
![]()
Merve Naz ATMACA – Pazarlama Yönetmeni @mervenazatmaca
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?
Haddinden fazla dikkat ettiğim söylenebilir. Yazdığım yada paylaştığım herhangi bir şeyin ilerde benim karşıma nasıl çıkacağını düşünürken yakalıyorum kendimi. “Google’lamak” hayatın her alanında -özellikle iş hayatında- olduğu sürece sanırım ben rahat olamayacağım. Açıkçası searchlerde şuan bile ilk 2 sırada twitter ve facebook accountlarımın çıkmasından pek hoşnut değilim. Terzi kendi söküğünü dikemez gibi biraz benimki de, markam dışında kendime de iyi bir seo çalışması yapmanın zamanı sanırım
)
4- Paylaşımlarınız yüzünden sıkıntı yaşadınız mı?
Hayır yaşamadım.
5- Paylaşımlarınızı yaptığınız ağlar arasında sizin için en limitli ve en halka açık olan ağ hangisi?
En limitli facebook, en halka açık olan da twitter sanırım..
![]()
PuCCa @PuCCaa
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?
Bu benim icin o kadar ironik ki aslinda, adimi tipimi bahsetme geregi duymuyorum ama regl gunlerimi catir catir anlatabiliyorum.
Mahremiyet cunku ne kadar kendinsen o kadar sinirli oluyor.
2- Sosyal ağlarda paylaşımın sınırı yok. Fakat kuşaktan kuşağa değişen mahremiyet şekilleri mevcut. Sizin kuşağınızdan bakıldığında daha gençlerin veya yaşlıların paylaşımları ve mahremiyet duruşları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yasli kullanicilarin arasina giriyor muyum bilmiyorum artik uhuhu.
Yalniz soyle bir durum var, yaklasik 5 senedir Pucca olarak sosyal aglarda fink atiyorum. İlk baslarda pek bi marjinaldim, hatta hatirliyorum erkek arkadasimla opustugumu yazdim diye blogum hacklenmisti. Cok tepkiler gelirdi bu kadar ozel hayat anlatilir mi bilmem ne diye.
Ama simdi bakiyorum ohoooooo millet alip basini yurumus. Ben siradan, skici, eee bu da bir sey mi bir hale gelmisim.
3- Kullanıcıların tüm bilgilerini veya fotoğraflarını alenen paylaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?
Fotograf paylasanlari cok kiskaniyorum ve surekli inceliyorum. Ben kotu bir sey gormuyorum ama soyle bir sey var ki kisisel seyler internette bu kadar cok dolanmamali sanki…
4- Paylaşımlarınız yüzünden sıkıntı yaşadınız mı?
Yani bazen, aslinda soyle soylemek lazim eskiden cok fazla yasardim ama simdi neredeyse hic.
5- Paylaşımlarınızı yaptığınız ağlar arasında sizin için en limitli ve en halka açık olan ağ hangisi?
Twitter. Eskiden friendfeed di ama tabii bir sure sonra orada yarattigin karakter degil kimligin sorgulanmaya basliyor. O yuzden muhattap olmadan yazip cikmak en iyisi…
![]()
İsmail Hakkı Polat – Öğretim Görevlisi @ismailhpolat
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?
Sosyal Medya Platformlarını ilk zamanlarından beri izliyorum ve kullanıyorum. Kişisel olarak sanal ortamda fiziksel ortamda olabildiğim kadar açık olmayı yeğliyorum. Kuşkusuz kendi mahremiyet sınırlarımı milimetrik olarak tarif etmem zor ancak Taksim Meydanı’nda duş yapmam ve bunu da sosyal medyalarda paylaşmam:)
2- Sosyal ağlarda paylaşımın sınırı yok. Fakat kuşaktan kuşağa değişen mahremiyet şekilleri mevcut. Sizin kuşağınızdan bakıldığında daha gençlerin veya yaşlıların paylaşımları ve mahremiyet duruşları hakkında ne düşünüyorsunuz?
mahremiyet sekilleri mevcut. Sizin kusaginizdan bakildiginda daha genclerin
veya yaslilarin paylasimlari ve mahremiyet duruslari hakkinda ne
dusunuyorsunuz?
İnsanlar sosyal medyalara, fiziksel dünyanın sıkıntılarından kaçmak ve yeni şeyler keşfetmek için geliyorlar. Bu, her yaştan ve kesimden insan için geçerli. Yeni kuşak, genç olmanın verdiği cesaretle paylaşımlarını gerçek kimlikleri ve neredeyse sınırsız açıklıkla yapıyor. Eski kuşak ise, yerleşik görev ve sorumluluklarının ‘ağırlığı’ nedeniyle gerçek kimlikle daha sınırlı paylaşımda bulunuyor ancak bu kuşağın takma isim kullananlarının daha açık paylaşımlarda bulunduğu da bir gerçek. Paylaşımda sınırları genişleten bu anonimleşme etkisi özellikle kadınlarda yoğun hissediliyor. Anonim kimlikle yazan kadınlar, Pucca örneğinde olduğu gibi, çok daha cesur paylaşımlarda bulunabiliyorlar.
3- Kullanıcıların tüm bilgilerini veya fotoğraflarını alenen paylaşmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bunun başlıca iki nedeni var: Biri, mahremiyet kavramının sosyal medya ile birlikte farklılaşmaya başlaması. Sosyal medya toplumsal her alanda kurum ve bireyleri şeffaflaştırıyor, hatta çıplaklaştırıyor. Bu gelişmenin ekonomi, kültür, siyaset gibi alanlara olumlu etkileri olduğu yadsınmaz ancak bireylerin mahremiyetine ciddi bir darbe vurduğu ve hemen herkesin az ya da çok bunun sancılarını hissettiği bir gerçek. Ancak bu öyle debisi yoğun bir akış ki, önünde durabilene aşkolsun! Yine de bu yeni ortama adapte olup kendi yaşam felsefemiz doğrutusunda mahremiyetimizi korumamız mümkün. Örneğin; sürekli cep telefon numaramı talep eden Facebook’un bu konuda uzattığı her havucu geri çeviriyorum ve çevireceğim:)
İkinci bir neden ise, sosyal medya platformlarının sürekli kullanıcı mahremiyet ayarlarını değiştirmeleri ve daha önceden mahrem kaldığı düşünülen bilgi ve içeriklerin bir anda ortalığa dökülmesi. Örneğin; Facebook’un bir servis güncellemesi yüzünden kullanıcıların fotograf albümleri arkadaşların arkadaşlarına açıldı. Bu durumda bazı kullanıcılar, tatil fotograflarının hiç tanımadığı insanlar tarafından incelenmesi gibi sevimsiz durumlarla karşı karşıya kaldı. Sosyal medya hizmetleri çoğunlukla ücretsiz verildiği için bu konuda kullanıcıların bilinç ve deneyim kazanması en akılcı çözüm. Bir de bu tip konuları sosyal medya platformuna şikayet olarak döndürmek ve hatta bu konuda toplu şikayette bulunmanın çoğu zaman sonsuz faydası oluyor.
4- Paylaşımlarınız yüzünden sıkıntı yaşadınız mı?
Kişisel olarak yaşamadım ama sıkıntılı çok vakaya tanık oldum ve olmaktayım. Fotografları çalınıp adlarına farklı sitelerde sahte hesap açılanlardan, koyduğu biraz dekolte fotograf nedeniyle sevgilisi tarafından terk edilenlere ya da ‘zor durumdayım’ diye başkalarından borç isteyip Lucca’da check-in yapan ve fotograflarını yayınlayanlara kadar epey ilginç vakalar var portföyümde. Bunların hepsini topladığımda çıkardığım genel sonuç, sosyal medyada paylaşımlarının sonuçlarını kontrol etmekten uzak ve kullanım bilinci düşük çok ama çok sayıda insan olduğu.
5- Paylaşımlarınızı yaptığınız ağlar arasında sizin için en limitli ve en halka açık olan ağlar hangileri?
Paylaşımlarımı yaptığım sosyal medyaya göre farklılaştırmaya dikkat etmeye çalışıyorum. En limitli paylaşımlarımı Facebook’ta yapıyorum. Bunda tanıdık tanımadık herkesi arkadaş listeme eklememin büyük rolü var:) En rahat paylaşımlarımı ise Google+, Twitter ve FriendFeed’de yapıyorum. Buralarda duygu ve düşüncelerimi paylaşmakla kalmıyor bunlar üzerine yoğun tartışmalara giriyorum. En çekinerek paylaşım yaptığım mecra ise ‘şuradayım, buradayım’ lafları eşliğinde o an bulunduğum yeri paylaştığım FourSquare. LinkedIn’de ise daha ciddi bir profil çiziyorum:)
1- Online profilinizde mahremiyetinize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Paylaşımlarınız sizin için ne kadar limitli?Volkan İnanç, Kara Propaganda ve İnternet başlığı ile çok güzel 2 yazı paylaştı efbeş‘te! Birinci yazıda, kara propagandayı anlatıyor ve ülkemizdeki örneklere göz atıyor. İkinci yazı da ise sektördeki isimlerin kara propaganda hakkında görüşlerine yer veriyor. Ajans ve markaların mutlaka okuması gereken bu 2 yazıyı kaçırmayın.
Geçen yazımda paylaşımdan ve neden paylaşım yapmamız gerektiğinden bahsettim. Üzerinde çalıştığım ve yazmayı düşündüğümü bir başka yazı da Sosyal Mahremiyet’ti. Yani gerçekte çok değer verdiğimiz mahremiyetimize acaba sosyal ağlarda ne kadar dikkat ediyoruz?
Bu yazı birden çok bölümden oluşacak. İlk bölüm yani bu yazı sadece 2 farklı sosyal ağ üzerinden seçtiğim profiller ile saldırıya ne kadar açık olduğumuzu anlatacak. Ayrıca mahremiyet kavramımızın internette ne kadar kötü durumda olduğunu gösterecek.
Gercek hayatta neleri gizlemeye özen gösteriyoruz? TC Kimlik? Anne kızlık soyadımız? Siyasi görüşümüz? Cinsel tercihimiz? Dini inancımız? Bu liste uzayıp devam eder. Peki insanlar bizden, bizle ilgili şeyleri nasıl öğrenebiliyor? Nelerden hoşlanırsın? Nerelere gidersin? En son ne yedin? Soru cevap veya sohbet ortamında. Yani kişilerin gerçekte bizleri tanımak ve bizim hakkımızda birşeyler öğrenebilmek için bizimle vakit geçirmesi veya birebir tanıdıklarımızın anlattıklarını dinlemeleri gerekiyor.
Taksim Meydanı’ndan İstiklal’e girdim ve Burger King önünde bekleyen bir arkadaşımı gördüm. Daha önce hiç sohbetim yoktu Jane ile. Bakalım Jane Doe sosyal ağlarda nelerini paylaşıyor? Acaba bir profil çıkartabilir miyiz?
(Bilgi : Listemden random seçtiğim bir arkadaşımın bilgilerini gizleyerek ekran görüntüsü paylaşıyorum. Yani bu ekran görüntüsünde gördüğünüz her şey doğru fakat değiştirilmiş durumda.)
Ekran görüntüsünde görebileceğiniz üzere Jane şu bilgileri paylaşmış:
Tam bu noktada sizlere bir kitap önermem gerekiyor. Kevin Mitck – Aldatma Sanatı. İnsanların bilgilerini bile bilmeden toplum mühendisliği ile neler yapılabileceğini öğrenmeniz için faydalı bir kaynak.

Merhaba XXX Bankasından arıyorum (Cep Telefonu). İsmim Murtaza. Kişisel bilgilerinizin kontrolünü yapmamız gerekiyor. 01.03.1981 (Doğum tarihi) Yunanistan (Doğum yeri) doğumlusunuz. Anne kızlık soyadınız YYY (Dayının soyadı). Sistemde gözüken kredi kartı bilgilerinizde problem gözüküyor. Lütfen teyit edebilir miyiz?! (Ya da şimdi sizi sesli yanıt sistemine aktarıyoruz. Böylece güvenli olarak (!) kredi kartı numaranızı tuşlayıp, kontrolü sağlayabilirsiniz!)
