En temelinden javascript ve w3schools

31 Oca

Geçen gün aldığım bir karar doğrutulsunda en temelden javascript öğrenmeye başladım. Yeri geliyor jQuery yeri geliyor mooTools kullanıyorum fakat işin mantığını, temelini bilmeden ya baya zamanımı alıyor ya da kitlenip kalıyordum.

Ergün ve Arda’nın tavsiyesi üzerine güzel bir kaynak olan w3schools ile başlangıcı yaptım. w3Schools ‘u kaynak olabilecek online bir kitap olarak düşünebilirsiniz. Hem basit örneklerle hem de Try It Your Self bölümü ile gayet başarılı…

w3_javascript

W3school üzerinden bir çok konuda kaynak bulabilirsiniz kendinize. ASP, .NET, PHP, CSS, HTML ve daha bir çok şey… W3School’sun tüm indexine erişmek için http://www.w3schools.com/sitemap/default.asp  adresini kullanabilirsiniz.

Facebook fan sayfası yöneticilerine yeni özellik

28 Oca

Facebook fan sayfaları için sunduğu normal istatistiklerinin yanında her bir gönderinin kaç kere gösterildiğini ve gösterimlere göre beğenilme ve yorumlanma oranlarını göstermeye başladı.

Bu özellik ise maalesef 10.000 ve üzeri üyesi bulunan fan sayfası yöneticilerine açık. Benim yönettiğim fan sayfalarından birinde  görüntü şu şekilde.

facebook_ozellik

Ben de sunipeyk‘den gördüm. Kendimde denedim. Sunipeyk’in sitesinden haber de burada. Facebook’un duyurduğu haber de burada.

Google Nexus One & iPhone 3Gs karşılaştırması

25 Oca

Takip ettiğim ender teknoloji bloglarından olan TechnoBuffalo Google’ın yeni oyuncağı Nexus One ve iPhone 3GS’i karşılaştırmış. (Maalesef yoğunluktan yeni gördüm). Başarılı ve açıklayıcı bir karşılaştırma olmuş. Videolar Youtube üzerinden. (Youtube’a giremiyorsanız tıklayın)

Bu video ise network ve kamera kalitesi üzerine…

Vodafone’un reklam için site kapatması

23 Oca

Eskiden olurdu mekan kapatmalar. Senin için pavyonu kapattım kuzum repliklerini hep duyduk yıllarca. Artık devir değişti ve Vodafone çok cesurca bir hareket ile site(ler) kapattı!

Bir çok reklam firması müşterilerinin reklamlarını yayıncıların web sayfalarında açılışta zaten yayınlıyor. Fakat nasıl? Açılışta kocaman  bir reklam. 8-10 saniye açık duruyor ve sonra ana sayfaya yönlendiriyor. Ya da “Reklamı Geç” diyerek reklamı geçmenizi sağlatıyor. Bu reklam sayfa her açıldığında çıkıyor.

vodafone-ne-yaptin-sen

Fakat Vodafone bu sefer farklı bir hareket yaptı. Kampanyasının ismine zıt bir hareketle 10 kadar sitenin açılışını 1 defaya mahsus 30 saniyeliğine kapattı. Kampanyasının adı Cep Özgür. Özgürce konuşmanıza olanak veren bir kampanya. Fakat site kapattırmak (ki son zamanlarda moda oldu sitelerin devlet tarafından kapatılması) kampanyanın ismi ile ters olsa da aslında bir nevi site kapatmalara tepki niteliğinde oldu.

Vodafone‘un reklamında 30 saniyeyi aşamıyorsunuz. Reklamı geç seçeneğiniz bulunmuyor. Fakat kullanıcıya o web sayfasında sadece bir kere çıkan reklamdan kurtulma imkanı da verilmiş.Sayfayı yenilediğinizde reklam gidiyor ve sanki öyle bir reklam yokmuş gibi devam edebiliyorsunuz.

Buraya kadar herşey çok güzel. Farklı bir tarz, farklı bir hareket. Fakat çok ziyaret edilen bir sözlük ile baya farklı bir şey yaptılar. Uludağ Sözlük’ü 1 saat boyunca kapattılar. Bu kapatma sırasında sayfayı yenileseniz dahi reklamı geçemiyordunuz. Yani aslında Vodafone 1 saatliğine Uludağ Sözlük’ün sahibi oldu.

Peki bu reklam ne sonuçlar doğurdu?

  • Sözlük yazarları durumdan habersiz oldukları için Uludağ Sözlük içerisinde tartışmalar, kavgalar oluştu. Sonra tüm para Haiti’ye bağışlanacak diye ortalığı biraz yatıştırdılar. Uludağ Sözlük yerden yere vurulurken bile yayıncı olduğu halde sağlam reklam yaptı. Sosyal Medya’da, diğer sözlükler de bol bol adından söz ettirdi. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Paramızı alır kendi reklamımızı da böyle yaparız oldu.
  • Okuyucular için devamlı takip ettikleri bir sitenin 1 saatliğine kapatılması “YUH” etkisi yarattı. Pozitif olduğu söylenemez.
  • Vodafone süper reklamını yaptı. Cep Özgür tarifesini resmen akıllara kazıdı! Eminimki bu reklam bazı yerlerde örnek olarak sunulacak ve ileride “Vodafone bir ara site kapattırmıştı” diye muhabbetlere yol açacaktır. Fakat Vodafone adına konuşmak için erken. Çünkü bu kampanyanın onlara ne kadar kullanıcı getirdiği zamanla belli olacak.

Sosyal medya’da çeşitli tartışmalara yol açsa da kendi açımdan bakarak belirtebilirim ki bu reklam amacına ulaştı. Vodafone adından söz ettirdi. Gerçekten de fark yarattı. Hatta değişik tarzlarda yorumlar ( “Adamlar site kapattırdı oğlum”  gibi)  ortaya çıktı. Ben şimdiye kadar Vodafone’un çalışmalarını beğenmemiş biri olarak Şafak Sezer’li ve site kapatan reklamı ile Vodafone’a ısınmaya başladım. Reklam kampanyası ne derece müşteri kazandırır belli olmaz ama büyük bir kesimi mutlu ettikleri kesin.

Bu çalışmaları ve tarzları ile C Section’ı da tebrik etmeyi unutmamak lazım.

Yeni Punto Evo!

15 Oca

evo1

Geçen hafta yeni Fiat Punto Evo’yu satışa çıkmadan test etme şansı buldum. Öncelikle Pure New Media ‘ya bu şans için teşekkür ederim. Daha önceden Grande Punto’yu bir kere kullanmış ve beğenmemiş biri olarak açıkçası yeni Evo’ya pek sıcak bakmıyordum. Fakat Fiat’ın yaptığı reklamlar ve test etme şansı acaba araca ısınır mıyım diye düşünmeme sebep oldu.

Punto Evo bana 5 Ocak’da teslim edildi. Evo gelmeden yol haritamı çizmiştim. Akşama İstanbuldan Kocaeli’ye gidecek. Geri dönecek, ertesi gün Sarıyer, Yeniköy, Beşiktaş, Bayrampaşa şeklinde gezecektim. Hem bu sayede aracın şehir içinde ve şehir dışıda ne kadar yaktığnı görebilecek hem de iyice test etmiş olacaktım.

Aracı aldığım andan itibaren 450 km yol yaptım.

Arnavutköy > Nişantaşı > Beşiktaş > Arnavutköy > Kocaeli > Beşiktaş > Sarıyer > Arnavutköy > Sarıyer > İstinye > Yeniköy > Beşiktaş > Bayrampaşa > Taksim > Arnavutköy > Taksim > Sarıyer > Esenler > Arnavutköy > Nişantaşı > Arnavutköy  yolunu izledim.

Aracın teknik özellikleri, iç dizaynı, dışı ve performansına girmeden önce kısaca şu bilgiyi vereyim.

Araç ile 450 km yol yaptım. Ortalama yakıt tüketimim 8.8 litre. Aracı 4000 devir üzerinde kullandım. Tam depo benzin ile aldığım arabayı neredeyse bitmek üzere olan benzin ile teslim ettim.

Fiat’ın sitesinden ulaşabileceğiniz teknik rakamlardan bahsetmeyeceğim. Kullandığım araç 1.4 Multiair Dynamic 105hp idi.

Aracın ön kısmı gayet rahat. Önceki Punto ile hiç alakası yok. Gayet geniş, kullanışlı bir ön konsola sahip. Herşeyin düzeni ve ulaşımı iyi düşünülmüş. Tasarım açısından çizgiler gayet güzel gözüküyor. Ön konsolda kullanılan plastik sanırım önceki araçlardan farklı bir plastik. Göze öyle dandik gözükmüyor. Plastiğin bittiği yerden başlayan delikli deri döşeme ve bazı çizgilerden çıkan kırmızı göze batmayan ışıklar çok güzel bir hava katmış.

evo2

Direksiyonu baya yumuşak.  Fakat tek tuş ile direksiyonu sertleştirebiliyorsunuz. Kornası Fiat logosundan. Ayrıca direksiyonda ses ve blue&me kontrolleri mevcut. Ses konusunda başarılı bir akustiğe sahip. Araç CD ve USB bağlantısı ile müzik çalabiliyor. Bu konuda tek eksiği USB’deki klasörleri okuyamaması (en azından ben öyle bir fonksiyon bulamadım). Bellekte ne varsa okuyabiliyor. (En son mp4 uzantılı film oynattı. Konuşmaları dinledim). Ses arttırma ve azaltma, kanal ve şarkı değişiklikleri direksiyondan yapılabiliyor. Bu konuda da bana göre en büyük problem tuşların iç sırada olması. Baş parmağınız rahat bir şekilde tuşlara basamıyor.  Dış taraftaki tuşlar ile blue&me ‘ye bağlanabilir, çıkış yapabilir, telefona cevap verebilir, arama yapabilirsiniz.

Pedallar inanılmaz derecede yumuşak. Alışmak baya zor oluyor. Yakıt tasarrufu için ise araç boşta beklerken  motoru kapatıyor. Bu özelliği gayet başarılı. Dururken kontağı kapatmak zorunda kalmıyorsunuz. Fakat İstanbul trafiğinde kırmızı ışıkta kalkarken problem olabiliyor. Çünkü kalkışınız yaklaşık 2-3 saniye gecikiyor. Kornolara maruz kalabilirsiniz. (Bu özellikte konsolda bulunan tuş yardımı ile kapatılabiliyor.)

Sürücü ve muavin koltuğu gerçekten rahat. Aralıksız 3.5-4 saat kadar yol yaptım ve herhangi bir sıkıntı hissetmedim. Fakat uzun boylu biriyseniz (benim gibi) arkanıza birinin oturması neredeyse imkansız.  Bir çok hatchback arabada olduğu gibi arka taraf biraz sıkıntılı. Bagaj hacmi gayet geniş.

Aracın yol tutuşunu test etmek için sert bir viraja 80km hız ile girdim yollar hafif ıslakken. Herhangi bir yoldan çıkma durumu söz konusu olmadı. Fakat daha fazla hızda virajda test etmeyi de gözüm yemedi. (Laguna Coupe ile 120km ile aynı viraja girmiştim. Araca alışık olmamamın verdiği bir huzursuzlukta olabilir benimkisi)

Araç içinde en çok hoşuma giden noktalardan biri ise çok fazla ıvır zıvır cebi olması. GPS cihazının yanında direksiyonun önünde, arkasında, sürücü kolçağının içinde, kapılarda telefonlarınızı, anahtarlarınızı v.s gibi bir çok ıvır zıvırınızı koyabileceğiniz cepler mevcut.  Bu benim için çok önemliydi. Bir çok ıvır zıvırı cebimde taşıdığım için arabayı kullandığım süre boyunca baya işe yaradı bu cepler.

Opsiyonel olarak GPS cihazı ile aracı alabiliyorsunuz. Bana gönderilen araçta TomTom GPS cihazı mevcuttu. Türkiye haritası baya başarılı olan bu GPS cihazının araçtaki yeri ve takıp çıkartma rahatlığı takdir edilesi bir özellik.

Blue&me sayesinde araca çeşitli komutları sesle verebiliyorsunuz. Telefon araması (hayır numara söyleyerek değil), mesaj okuma, şarkı çalması gibi işlemleri sesinizle yapabiliyorsunuz. Ses tanıma özelliği ses olmadığı sürece başarılı. Sesin  susmasını beklemeniz gerekiyor.

evo3

Son olarak daha önceki Punto’larda bulunan büyük bir sorun bu araçta yok. Sorunsuzca yokuş çıkabiliyorsunuz. Daha önceki puntolarda araçta 3×100 kilo iseniz yokuş çıkmanız eziyet ya da imkansız oluyordu. (eğer sıfırdan kalkış yapıyorsanız). Fakat bu araçta öyle bir sıkıntı yaşamadım. 3×100 kilo + 40-50 kilo bagajdaki eşya ile bir çok dik yokuşun hakkını verebildi araç.

Daha önceleri Fiat’a korkuyla yaklaşan ben (ki Linea, Albea, Punto, 500, Siena kullandım)  Punto Evo’yu beğendim. Fiat bu sefer gerçekten güzel bir otomobil yapmış. Harcadıkları emeğe değdiğini düşünüyorum. Doğru pazarlanırsa ve bundan sonraki araçlarda bu araç gibi başarılı olursa korkulan Fiat ismi daha iyi yerlere taşınacaktır.

 Page 2 of 12 « 1  2  3  4  5 » ...  Last »