Alp Bela ile Son Sözü Sen Söyle

11 Ara

Türkiye’nin rap yıldızı olduğunu söyleyen Alp Bela son parçası ve klibiyle internette hızla yayılıyor. “Parmaklara Gel” adını verdiği şarkısı ve tamamen parmak hareketleri ile hazırlanmış klibi ile kısa sürede dikketleri üzerine çekmeyi başaran Alp Bela, “Klibim sayesinde arkadaşlarınıza mesajlar yollayabileceksiniz, www.parmaklaragel.com adresi üzerinden mesajınızı veriyorsunuz, klibin sonunda duvarda o mesaj çıkıyor. Hangi yıldız bu güzelliği yaptı söyleyin” diye açıklama yaptı.

alpbela

Alp Bela’nın “Parmaklara Gel” şarkısının klibini aşağıdan izleyebilirsiniz. Youtube’dan izleyemeyenler için Dailymotion dan da ekleme yapıldı.

6 İleri Fluence Keyfi

25 Kas

Geçtiğimiz ay Renault ve Proximity biz bloggerları toplamış, eğlenceli bir gün yaşatmış, fabrikasında araba yaptırmış, şahane bir şekilde bizleri ağırlamıştı. Onun üstüne heralde yaptıkları güzelliğin geziyle sınırlı kalmamasını istemiş olacaklar ki test etmem için önce Laguna Coupe sonra da yeni Fluence i yolladılar.

Geçtiğimiz hafta Fluence’i test etme şansını bu şekilde yakaladım. Ayağıma kadar getirilen Fluence’ı daha önce Bursa’da görmüştüm. Fakat yolda görmek daha bir etkileyiciydi. Çünkü Renault standart çizgisinden çıkmış, yandan bakıldığında Honda Accord’u andıran şaşalı görüntüsü, önden bakıldığında spor araba izlenimi uyandıran vahşi duruşu, arkadan bakıldığında “aha aile arabası” diyebileceğimiz bir araç olmuş Fluence.

Arabanın bana kalırsa en muhteşem özelliği içinin genişliği. Ben şöför koltuğumda rahat oturduğum zaman, benim gibi biri de arkama rahatlıkla oturabiliyor. Bu bakımdan araba gerçekten geniş.

Koltukları rahat, manuel vites deneyimi Honda s2000 keyfinde. Yani vites değiştirmek insana zevk veriyor. (Hayır benim manuel vites aşığı olmamla bunun hiç alakası yok :) ) Ön konsolun aydınlatması gözleri yormuyor ve görmek istediğinizi rahatlıkla görebiliyorsunuz. Navigasyon cihazı gayet başarılı fakat bu konuda tek bir eksiği var. O’da cihaz sabit duruyor. Yani kapaklı bir bölmede değil. Dilediğimizde gözümüzün önünden yok edemiyoruz. Fluence’in beğendiğim bir diğer özelliği kesinlikle direksiyonu. Zarif fakat güçlü direksiyonu kullanımınızı kolaylaştırıyor.

Aracın ses sistemi ve iç akustiği gayet güzel. Ekstradan yapılacak herhangi bir harcamaya ihtiyaç duymuyor. Bu konuda tek eksiği USB girişi olmaması. cd veya radyoya mahkumsunuz yani.

Bir otomobilde en çok dikkat ettiğim şeylerden bir tanesi de ıvır zıvır koyma yerleri. Fluence’ın tasarımcıları bunu da çok iyi düşünmüş. Cep telefonumu, bardağımı v.b bir ton ıvır zıvırı koyabileceğim, rahat erişebileceğim cepler mevcut.  Ayrıca navigasyon cihazının önü bu tarz şeyler için çok uygun.

image_00001095_1_533xq72crvlxy

Navigasyon cihazının kumandasının olması güzel bir seçenek olsa da insan o cihazın dokunmatik olmasını istiyor. Eğer araçta tek başınaysanız yol süresinde kumandayı kullanmak sorun çıkartabilir derken bunu da düşünen Fluence tasarımcıları direksiyona koydukları kumanda sistemi ile hem navigasyon cihazını hem de müzik sistemine müdahale şansı tanıyor.

Aracın çok ama gerçekten de çok büyük bir bagajı var. (Bursa gezimizde bagaja insan bile sığdırdık!). Geniş bagaj hacmi bir çok bavulu barındırabilecek büyüklükte.

Aracın performansına gelirsek. Ben 1.5 Dizel 105 Beygir 6 ileri vitesli Fluence Privilege’i test ettim. İbrede son hız olarak 230 gözüküyor. TEM’de aracı kullanırken 220 ye kadar çıkabildim. Arabanın yol tutuşu gerçekten güzel. Yerden biraz yukarıda olması virajlarda hafif güvenimi kaybetmeme sebep olsa da 3-4 viraj deneyimini hallettikten sonra aracın savrulmadığını farkettim. Manuel vites olmasının verdiği keyif ve dilediğim serilikte aracı kullanma şansı beni benden aldı.

Aracın dizel olması ve manuel vites olması yakıt tüketiminde gayet başarılı. Normal kullanımlarda araç gayet tasarruflu yakıt harcıyor.

Fluence genel olarak gençlere hitap etmesinden çok aileleri çok mutlu edecek araçlar kategorisine giriyor. Performans tutkunlarına uyacak bir otomobil değil. Aile için maksimum düzeyde rahatlık ve keyif sunuyor. Çocuklarınızla, eşinizle rahatlıkla, konforla ve güven içerisinde kullanabileceğiniz bir otomobil Fluence.

Son olarak : Fluence modelleri ve teknik bilgileri için buraya, test sürüşü yapmak için buraya, Fluence fiyatları ve kredi hesaplamaları için buraya tıklayabilirsiniz.

Proximity ekibine (Cem Batu ve diğer herkes) ve VIP Özel Güvenlik’den Ali Bey’e gösterdikleri yakın ilgiden dolayı çok teşekkür ederim.

Hedefler ve Motivasyon

23 Kas

umutBir önceki yazımda özellikle üzerinde durduğum cümle şuydu;

“Motivasyonumuzu sağlamak için bir şeyi istemek veya düşünmek yerine, öncelikle kesin karar vermemiz gerekiyor.”

Bir eylemi gerçekleştirmek için motivasyonumuzu sağlamamız; motivasyonu sağlamamız için de o eylemi kafamızda kesinleştirmemiz gerekiyor.

Bu işi yapacağım!

Hepimiz mutlaka hayaller kurarız. Bu hayallerimizin bazıları ulaşılması zor, bazıları ise başarabileceğimiz yeterlilikte olur. Başarabileceğimiz yeterlilikte olanların hayalden öteye geçebilmesini isteriz. Onları gerçek kılabilmek için bazen saatlerce, bazense yıllarca çalışmamız gerekir. Fakat, sonuca ulaşacağına inandığımız zaman çalışmaktan zevk alırız.

Başarabileceğimiz hayalimiz hedefimizdir. Gideceğimiz yolda çizeceğimiz yol haritası hedefimize her seferinde daha çok yaklaşmamızı sağlayacaktır.

Arkadaşım! Hayal güzel, hedef belli ama gidiş yolu sıkıcı!

Hayır değil! Belirlediğimiz hedefe doğru yol alırken sıkıldığımızı düşünürüz. Aslında o sırada sıkılmıyor, sadece yoruluyoruzdur. Çünkü hedefimiz ilk başta bir hayaldi ve çok çabuk gerçekleşmesini diliyorduk. Bir anda gerçekleşmediği ve beynimiz onu hemen istediği için en ufak bir hareket bile yapsanız beyniniz yorulduğu sinyalini alıyor, sizi o işten soğutacak sinyaller gönderiyor. Böylece hedefe giden yolumuzda zoraki bir mola vermiş oluyoruz. Bu süre zarfında eğer olumsuzluğa kapılırsak yoldan geri gitmeye başlarız ya da molamızı uzatırız.

Hayattan ne istediğimizi biliyoruz. Demekki başarmak için büyük bir adım atmışız.

Peki hedeflerimize ulaşma aşamasında doğru motivasyon için neler yapmamız gerekir?

  1. Ne istediğimiz ile ilgili açık bir düşünce geliştirmeliyiz,
  2. Hedeflerimiz bizim olmalıdır. Başkalarının bizim için istediği hedefler değil,
  3. Hedefimizi zihnimizde bir imge haline getirmeli ve hissetmeliyiz,
  4. İmgemizi sahiplendiğimizi, istediğimizi kendimize söylemeliyiz ki düşüncemizi destekleyelim,
  5. Yol haritası çıkartmalıyız. Nasıl bir bina yapılırken projeye ihtiyaç varsa, hedefimiz için de bir proje planı oluşturmalıyız,
  6. Yol boyunca nelere ihtiyacımız olacağını, ne aşamalardan geçeceğimizi, hatta ne kadar paraya ihtiyacımız olacağını dahi belirlemeliyiz,
  7. Hedefimizin bize katacağı şeyleri belirlemeliyiz (Amaçsız bir hedef mi? Hiç sanmıyorum!),
  8. Yorulduğumuz anda bizi kendimize getirecek, tekrar yapabileceğimizi sağlayacak materyalleri belirlemeliyiz,
  9. Doyumsuz olmak! Dikkat! Maymun iştahlı olmak değil burada belirttiğim. Bahsetmek istediğim hedefimize ulaşana kadar durmamak gerektiği

“Sonraki – Motivasyon ve Dış Etmenler”

Motivasyonun Malzemeleri

12 Kas

Motivasyon kazanmak tahmin ettiğimizden daha kolaydır aslında. Önemli olan kazandığımız motivasyonu, kaybetmemektir.

Motivasyonumuzu sağlamak için öncelikle yapmak istediğimiz şey konusunda kesin karar vermeliyiz. Bir şeyi istemek veya düşünmek yerine, öncelikle kesin karar vermemiz gerekiyor.

Yanlış - Yarın 10 kilometre yürümeyi planlıyorum.
Yanlış - Yarın 10 kilometre yürümek istiyorum

Doğru - Yarın 10 kilometre yürüyeceğim.

Yukarıda aynı cümleyi farklı yüklemlerle bitirdim. Planlamak ve istemek bir şeyi yapmanın yarısı olsa da asla motivasyonunuzu sağlayacak gerçek olgular değildir. Fakat bir şeyi yapacağınızı kendinize şartlandırmak o iş için gerekli motivasyonun hammaddesidir.

Burada planlamanın veya istemenin kötü bir şey olduğundan bahsetmiyorum. Aksine istemenin motivasyona katkısına ilerde değineceğim.

Yapacağımız işe kendimizi şartlandırırken ne şekilde şartlandırdığımıza dikkat etmemiz gerekir. Bir işi korkarak, görev yerine koyarak veya zoraki olarak yapmaya şartlanırsak motivasyonumuza hiç bir katkısı olmayacaktır. Kimisi bir işi yaparken sadece görevi olduğu için yapar, kimisi o görevi işsiz kalmaktan korktuğu için yapar, kimisi ise o işi mecbur kaldığı için yapar. Bu yüzden işler kalitesiz, duygusuz, amaçsız olarak ortaya çıkar.

Öncelikle yukarıda doğru olarak belirttiğimiz cümlenin yüklemini hatırlayalım. O yüklemin kesinliğini, beynimizde oluşturduğu  şartı düşünelim. Yürüyeceğim! Yapacağım! Evet! Plandığınız işi yapacaksınız! Peki planladığınız işi nasıl yapacaksınız? Öncelikle o işe severek başlamanız gerekiyor. İstemeniz gerekiyor. Beyninizin kabul ettiği, yapmak istediği işe kalben de bağlanıp, cooşkuyla yaklaşmanız gerekiyor.

100 sayfa raporum var arkadaşım! Ne sevgisinden bahsediyorsun? Ne coşkusu?

Bu çıkışınıza karşı vereceğim cevaplar da cevaplamanız gereken sorular niteliğinde

  • Raporu bitirdikten sonra keyif alacak mısınız?
  • Raporu bitirmeniz işinizi pozitif etkileyecek mi?
  • Raporu bitirdikten sonra mutlu olacak mısınız?
  • Raporu bitirmeniz kafanızı rahatlatmayacak mı?
  • Raporu teslim alan sorumlunuz size gülümsemeyecek mi?
  • Bir işi daha bitirmiş olmanın verdiği hazzı duyacak mısınız?

Bir işi aldığınızda önce korkmak ve gözünüzde büyütmek yerine OLUMLU düşünün. Olumlu düşünmek o işten duyacağınız hazzı arttırırken oluşacak korkuların ve sıkıntıların azalmasını sağlar. Olumlu düşünmeyi sahip olmanız gereken coşku sayesinde sağlayabilirsiniz. Yukarıda ki cevap niteliğindeki soruların her biri ayrı bir mutluluk dalgası. Hepsi beyninize olumlu ve keyifli sinyaller olarak iletilecek. Demekki bir işi olumlu bitirmek için, o işe olumlu başlamak o işin en büyük motivasyonudur.

Demekki bir işe motive olmak için en önemli malzemelerimiz, aslında dışsal olmayan içimizde mevcut olan şeylerdir.

  1. Olumlu düşünmek
  2. O işi istemek
  3. O işi sevmek
  4. O işten keyif almak
  5. O işten kazanacağımız manevi duygular
  6. O işi yapacağımıza hükmetmek

“Sonraki – Hedefler ve Motivasyon”

Motivasyon?

11 Kas

we_can_do_itHepimizin gerçekleştirmek istediği hayalleri, plan- programları vardır. Belki şimdiye kadar bunların sadece çok ufak bir kısmını gerçekleşleştirebildik, belki de hala tozlu raflarda duruyorlar. Hayallerin, “hayal” olmaktan çıkması ve bunları nasıl başaracağımız çok önemlidir. Bu yolda en büyük kaynak noktamız “Motivasyon” dur.

Motivasyon, hayatımız ile ilgili kararları elimizde tutmamızı sağlayan, bu kararları uygulamamızı sağlayan güçtür. Yeterli motivasyonu sağlayamayadığımız takdirde akıl verenimiz de çok olur, bizi yönlendirmeye çalışanlar da…

Aslında motivasyon çok komplike bir şey değildir. Bir konuda harekete geçmek için önce düşünür, sonra da karar verirsiniz. Bu planınızın yarısıdır. Düşüncenizi hayata geçirmek için attığınız adım ise planınızı tamamlayan kısımdır. İşte burada “motivasyon” devreye giriyor.
Sizin belirleyip, yapmak istediklerinizi; yine sizin belirlediğiniz yol, yöntem, uygulama ve şevk ile yapmanızı sağlayacak tek şey “motivasyon“dur.

Motivasyon, düşünceyi gerçekleştirmenizi sağlayan güçtür.

“Sonraki – Motivasyonun Malzemeleri”

 Page 4 of 12  « First  ... « 2  3  4  5  6 » ...  Last »