Haziran 2018’in Influencer Marketing Kampanyası: Elidor Bu Kızın Öyküsü

Elidor, reklam dünyasının her zaman ürün pazarlamaktan ibaret olmadığını, yıllık iletişim stratejileri arasında bu tür, sosyal hayata değinen projelerin de yer alması gerektiğini başarılı bir şekilde gösterdi.

  • “Elinin hamuru”
  • “Kadın kısmı”
  • “Kız başına”
  • “Sözünün eri”
  • “Adamın dibi”
  • “Kalıbının adamı”

Daha sayabilirim aslında. Ama artık bir yandan bu kelimeleri eleştirirken, bir yandan da cinsiyetçi söylemleri bu şekilde ele almaktan sıkıldığımızı düşünüyorum. Her insanın kendi öyküsünü yazdığını bilerek ve bu öykülere eril değil insani bir yönden saygı duyarak sosyal bağları kurmak büyük önem taşıyor.

Günlük hayat içerisinde karşılaştığımız olay ve durumlara verdiğimiz tepkilerimizde eşitliği savunmaya çalışmak; negatifi/pozitifi bir kenarda bırakarak, ayrımcılığa tümden karşı durmak hala çok önemli. Maalesef bunun oldukça gerisindeyiz çünkü; hala sadece kendi hayatlarımızın üzerinde söz sahibi olduğumuzu anlayamadık. İş gücüne hala “insan potansiyeli” olarak değil “kadın-erkek” ayrımı gözüyle bakıyoruz. Ve kadınları hala tam da hak ettikleri başarı noktalarına konumlayamadık.

Bizler bunları konuşurken, şu anda bir yerde bir kadın, kendi başarı öyküsünü yazarak hepimize ilham oluyor.

Bunu gören Elidor’un desteğiyle hayata geçen ve BluTV’de ücretsiz olarak yayınlanan; 9 kadının başarı öyküsünü ele alan belgesel serisinin her bölümünde, tekrar tekrar görüyoruz ki: “bir kadın, vazgeçmeden devam ettiği ve çizdiği yoldaki mücadelesini bırakmadığı sürece başarıya ulaşıyor.”

Elidor, reklam dünyasının her zaman ürün pazarlamaktan ibaret olmadığını, yıllık iletişim stratejileri arasında bu tür, sosyal hayata değinen projelerin de yer alması gerektiğini başarılı bir şekilde tekrar göstermiş oldu.

Proje lansmanını influencer’lara özel bir gösterim ile yaptıktan sonra, Karsu Dönmez’in bölümü için, ikinci bir influencer etkinliği düzenledi. Karsu’nun da katıldığı bu gösterimin ardından küçük bir dinleti de gerçekleşti. Mayıs ayında ise, belgeselin son bölümünün influencer’lar için düzenlenen ön gösterimine, Gözde “Mimiko” Türkkan katıldı. Bu kez davetliler ringe çıkarak kickbox ve muay thai ile tanıştı. Katılımcılara “kendi deneyimlerini yaşama” olanağı tanındı. Influencerlar, katıldıkları bu event’lerde edindikleri deneyimleri, takipçileriyle buluşturarak projeye kendilerinden de bir şeyler katmış ve Bu Kızın Öyküsü’nü Bu Kızların Öyküsü’ne dönüştürmüş oldular. Bu haliyle proje, çift taraflı bir iletişim boyutu kazandı.

Marka, bu projeyle sosyal bilince eşitliğin tarafında kalarak katkı sağladı. Böylece sosyal medyada, gerçekleşen projeyi takip edenler ile çıkardan uzak ve bilinçli bir bağ kurmuş oldu. Bu bağ, projenin hızla yayılmasını ve gönüllü paylaşımlar yapılmasını sağlayarak organik şekilde bilinirliğin artmasına yol açtı. Diğer taraftan bu proje, dünya üzerinde benzer başarı anlatılarına sahip olan milyonlarca kadının, kendi öykülerini paylaşmaları için ilham kaynağı oldu.

Serinin sosyal medya iletişimi kapsamında gerçekleştirilen Instagram çalışmasında 11.851.697 takipçiye ulaşıldı. 6.271.764 gösterim, 4.653.880 erişim, 583.508 etkileşim sayısı elde edildi. Paylaşımlarda takipçilerden 565.663 beğeni ve 4.468 yorum alınırken 13.377 takipçi içerikleri kaydetti ve storyler de toplam 9.288.789 gösterim elde etti.

Davete katılan Burcu Türünz: “Bizler kitlesel yansıma yapan bireyler olarak, tek paylaşımla oldukça büyük çaplı ve likit aktarım yapan bir sahaya sahibiz. Faraza takipçiler öğrenci olsalar, bir mikrofonla seslendiğimiz en az 600 küsür lise ederlerdi. Mikrofonum aracılığıyla kalplere dokunmaya niyet etmiş bu projeyi de yüreğimle tebrik ederim” dedi. Sude Çınar ise, şu yorumda bulundu: “Eminim ki Gözde’nin ve diğer 8 kadının ilham veren öyküleri, bir yolda ilerlemek isteyip gereken cesareti içinde bulamayan bir çok kadına umut ışığı oldu. Böyle anlamlı bir projeye destek olmak çok güzel bir his.

Markanın Kişisel Bakım ve Güzellik Kategorisinden Sorumlu Pazarlama Direktörü Alper Eroğlu ise proje hakkındaki düşüncelerini şöyle ifade etti: “Günümüzde markaların ancak geleneksel medya planlaması ve kendi iletişim kanallarını kullanmalarının ötesine geçerek döneme ayak uydurabileceklerine inanıyoruz. Yeni jenerasyon ve toplumumuzun dijital ile etkileşimi göz önüne alındığında toplum üzerinde etkisi olan, trendsetter ve güvenilirliği kanıtlanmış kişilerin tavsiyelerinin ve hislerinin etkili ve gerçek olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin sevilen saç bakım markalarından biri olarak bugüne kadar bu dönüşümün bayrağını ürünlerimizin sunduğu deneyimin çok ötesinde, markamızın temsil ettiği değerler ile başarılı bir şekilde taşıyoruz. Elidor kadınları hayatın kendileri için sunduğu fırsatlara alıcı gözle bakmaya, kendi iç seslerini dinlemeye davet ediyor. ‘Bu Kızın Öyküsü’ belgeseli bu bakış açısının somut bir örneği. Dokuz farklı kadın kendileri gibi, bildikleri ve inandıkları yolda, doğalarındaki gücü kullanarak hayatlarını başka kadınlara da ilham olacak hikayelere dönüştürmüşler. Bize düşen bu ilhamı milyonlarla buluşturmak.

İlham veren projelerde gelecek ay görüşmek üzere!

Bu köşe yazısının orijinali Digital Age Dergisi’nin Temmuz 2018 sayısında yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın